Marul Fidesi

Marul fidesi genellikle serin havaları sevmekte olup bazı türleri her mevsime uyumludur. Bu sayede marul fidesi diğer fidelere göre daha çok tercih edilmektedir. Türkiye’nin bütün bölgelerinde yetiştirilmeye uygun olan marulun vegetasyon süresi kısadır. Marul fidesi bol humuslu ve besin maddelerince zengin, tınlı kumlu veya kumlu tınlı topraklarda yetiştirilmelidir.

Marul fideleri toprak reaksiyonuna karşı hassaslardır. Bu nedenle dikeleceği toprağa dikkat edilmesi gerekir. Özellikle asit oranı yüksek topraklarda yetiştirdiğiniz marulun kalitesi düşer. Marul fideleri 6-7 yapraklı olunca tarlaya dikmeye hazırlardır. Fideler karık yöntemi ile ikili sıralar halinde dikilmeli aralarında yeterli boşluk bırakılmalıdır. Dikim işlemi bittikten sonra can suyu bol verilmelidir.

Tarlaya dikilen marul fidelerinin bakımı ihmal edilmemelidir. Dikimden sonra toprağı çapalayarak yabancı otları temizlemek ve toprağı kabartmak gerekir. Marul fidesinin dikileceği toprak PH’ı 6,5-7,5 arasında olmalıdır. Daha düşük PH toprakalara dikim yapıldığında ürünün kalitesi düşer ve magnezyum eksikliği görülür.

Tipik belirtisi yapraklarda sarı noktalar olan magnezyum eksikliği ürünün sağlıklı yetişmesini engeller. Azotun eksik olması durumunda marulun büyümesi yavaşlar rengi bozulur. Aşırı azot olduğu durumlarda ise yapraklarda yanıklarla birlikte hasat sonrası ürünlerin çabuk solması gibi sorunlar meydana gelir.

Bu nedenle dikilecek toprağın değerlerinin kontrol edilip dikim işleminin gerçekleştirilmesi gerekir. Toprak ve havadaki nem göz önünde bulundurularak su verilmelidir. Fazla su köklerin çürümesine neden olacağından toprağın doyum noktasının üstünde su verilmemelidir. Tarlaya dikiminden sonra eğer yağış mevsiminde değilseniz en geç 5 gün içerisinde sulama yapılmalıdır.  Çok sıcak havalarda sulama sabah saatlerinde yapılmalıdır. Bunun nedeni ise sıcak havalarda sulandığında fizyolojik hastalıklara yakalanma olasılığının artmasıdır.

Marulların hasat işlemi yapraklar sertleşmeden ve bitki tohum vermeye başlamadan yapılmalıdır. Zamanında hasat yapılmazsa marullarda acılaşma görülür.  Tek tek elle kesilerek hasat işlemi gerçekleştirilir. Hasat yapılırken dikkat edilmesi gerekilen en önemli nokta günün erken saatlerinde yapılmasıdır. Sıcak havalarda hasadı yapılan marullar çabuk solar ve kalitesi düşer.

Marulda görülen hastalık ve zararlılardan bahsedecek olursak;

Marul Mildiyösü

Marulun kalitesini bozulmasına neden olan bu hastalık yapraklarda görülür. Yapraklarda açık yeşil ya da sarımtırak lekeler şeklinde görülüp daha sonra kararıp çürümelere neden olur. Nemli havalarda bu lekeli kısımlar beyaz küf tabalarına dönüşür. Bu hastalık görüldüğünde kimyasal mücadeleye başlanır ve bir hafta arayla devam edilir.

Beyaz Çürüklük Hastalığı

Bu hastalık fide evresinde kök çürümeleri ile görülür. İlerledikçe kök, gövde,yaprak ve meyvelerde çürümeye kadar devam eder. Çürüyen bölgeler daha sonra pamuk benzeri mantarı bir kitleye dönüşür ve aralarında da siyah renkli küçük sert dokular oluşur. Bu durumda fidelerin dikileceği toprağın ilaçlanması gerekir. Fidelerin dikiminden 20 gün sonra da 10 gün arayla bu ilaçlamalara devam edilmelidir.

Kurşuni Küf Hastalığı

Epidermis altında gelişen bu hastalık gelişerek dokulara yayılır ve toplu igne başı büyüklüğünde lekeler ile kendini gösterir. Epidermisi çatlayan yaprak su kaybederek kurşuni bir küfe dönüşür ve çürümeye başlar. Bu hastalık görüldüğü anda kimyasal mücadeleye başlanması gerekir.

Salyangozlar

Salyangozlar marul bir kişinin üst epidermisini yiyerek beslendiklerinden yapraklarda zar gibi bir görünüme neden olmaktadır. Marulların kalitesini düşüren salyangozlardan kurtulmak için küçük alanlarda elle toplayabilirsiniz ancak büyük alanlarda zehirli ilaçlar kullanmanız gerekebilir.

Marulda bunlar dışında yaprak biti, tel kurtları,danaburnu,yaprak piresi, kırmızı örümcek gibi birçok zararlıda bulunabilir. Bakımı iyi bir şekilde yapılması gereken marulları kontrol ederek hastalıklara ve zararlılara karşı gerekli önlemlerin alınması gerekir. Yetiştireceğiniz marulların kalitesini etkileyen bu faktörlerin önüne geçmek için gereken durumlarda kimyasal ilaçlama yapılmalıdır.